Kategoriler
Köşe Yazılarım

Türkiye’de sağlık sistemi ne zaman adam olur?

Aslında bu yazıya attığım başlık, sağlık alanında dünden bugüne yaşanan teknolojik gelişmelere haksızlık gibi görünebilir; ancak gerçek hiç de öyle değil. Her konuda olduğu gibi, gurur duyduğumuz toplumsal karmaşamız, bu alana da yansımış durumda.

Dahiliye polikliniği yapan ve her gün çok sayıda hasta muayene eden bir hekimim. Her gün her kültürden, dilden ve dinden insanlarla karşı karşıya geliyorum.  Cahili de, okumuşu da doktora geliyor doğal olarak.

Anlamadıklarım var tabi; bunları teker teker yazayım istedim:

Hep merak etmişimdir; tahlil sonuçlarının basıldığı kağıtlar, neden uzun ekseni boyunca üçe katlanır, cebe konur ve üzerine her türlü çay kahve dökülür.

”Kullandığın ilaçlar nedir” diye sorulduğunda; neden içinde fitilden ağız gargarasına kadar, her türlü ilacın bulunduğu torba muayene masasına yıkılır ve hekimden hastanın kullandığı ilaçları müneccim edasıyla bulması istenir?

Neden evlerimizde olası bir savaş göz önüne alınarak ilaç stoku yapılır? İddia ediyorum, bir savaş çıksa, yedi cihan Türkiye’ye ambargo koysa, ecza dolaplarına gömülen ilaçlar bizi en az beş yıl idare eder!

Neden bir kadın muayene olmaya geldiğinde, onun yerine kocası konuşur? Kadının ağzı dili yok mudur? Kadınlarımızın kendi derdini anlatmasına erkekler neden izin vermez?

Neden check-up amacıyla gelen hastaların, öncelikle karından başlayan, sonra böğüre doğru uzanan kanser ağrısı gibi korkutucu bir huzursuzluğu vardır? Neden bu kişiler derin bir sessizlik sonrası gülerek, “hiçbir şeyim yok doktor bey sadece tahlil amacıyla geldim” der.

Neden her reçeteye ağrı kesici ve evde bulunsun diye antibiyotik yazması için doktor zorlanır. Bilinmez ki yazılan her ilacın bedeli 70 milyonun cebinden çıkmaktadır.

Neden her hasta, hastaneye jet hızıyla yatmak ve hastaneye yattığı gece hastaneden jet hızıyla çıkmak için çaba harcar.

Neden bazı insanlar on yıldır ziyaret etmedikleri yaşlı babalarını yoğun bakımda görünce, bir anda dünyanın en “babaperver” adamı kesilirler. Neden bu yalana doktorları inandırmak isterler? Hatta bir adım daha ileri giderek, 184’ü arayıp doktorlar babamla ilgilenmiyor derler?

Neden Almanya’daki acil servisler geceleri “başlarına soğan saran Türklerle” doludur.  

Nedenler çok bence.

Ama anlamıyorum işte!

Şimdi dönün tekrar başlığı okuyun!


“Türkiye’de sağlık sistemi ne zaman adam olur?” için 2 yanıt

Bu sistem böyle devam ettikçe sağlık sistemide adam olmaz bu yük azaltılmalı diyeceğim ama gün geçtikçe çoğalıyor saygılarımla

bir dahiliyeci olarak yorum yapıyorum, okurken hayıflanarak gülümsedim demekki her yer aynı… özellikle ‘babaperver’ hasta yakınlarının hastaları ex olur ise doktora saldırarak vicdan rahatlatmaya çalışmaları ne acı… ne diyelim örnekler çoğalır,inşallah sonumuz hayır olur

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir