Kategoriler
Güncel Sağlık Haberleri

Ozon Tedavisi Nedir?

Ozon Tedavisi – Ozon Terapi

Randevu için bizi arayın

+90 553 433 18 99

Ozon terapisi yaklaşık 150 yıldır birçok hastalığın tedavisi ve dezenfeksiyon süreçlerinde güvenle kullanılmaktadır. 19. Yüzyılda Siemens tarafından ozon jeneratörlerinin icat edilmesiyle, ozon tedavisi dünyada yaygın bir şekilde uygulanmaya başlanmıştır. Bu sayede özellikle Almanya ve İngiltere’de 1800’lü yıllarda insan yaşamı 80 yıla kadar uzamış ve dezenfeksiyon süreçlerinin gelişmesi enfeksiyon hastalıklarının azalmasına yol açmıştır.

Birinci dünya savaşında ozon gazı savaş yaralarının tedavisinde yaygın olarak uygulanmış, özellikle Çanakkale Savaşı’nda İngiliz askerlerinin cepheye hızlı bir şekilde dönmeleri için bir tedavi yöntemi olarak kullanılmıştır.

Ozon gazı (O3) üç oksijen atomundan oluşan renksiz bir gazdır. Ozon, oksijenin normal atmosferik birleşimine göre bazı farklılıklar gösterir. Oda sıcaklığında renksiz olan ozon gazının karakteristik bir kokusu vardır. Fırtınalı havalardan sonra, yüksek yerlerde veya deniz kıyısında doğal olarak oluşur ve hissedilebilir. Ozon gazının ismi bu karakteristik kokusundan dolayı Yunanca “koklamak” manasına gelen ozein’den türetilmiştir.

Alman kimyacı Christian Friedrich Schönbein tarafından 1840 yılında keşfedilen ozonun çok güçlü okside edici özelliği vardır. Bu sebeple etkin bir dezenfeksiyon aracı olarak ve içme sularındaki mikropları öldürmek amacıyla arıtma tesislerinde güvenle kullanılmaktadır.

Ozon terapi, ozon gazının çeşitli yollarla vücuda uygulanması ile bağışıklık sisteminin uyarılması prensibine dayanan bir tedavidir. Ozon tedavisi ile çeşitli hastalıkların ya da yaraların iyileşmesi hedeflenir.

Özellikle mevsimsel grip ve COVID – 19’dan etkilenen ve risk grubunda yer alan kişiler üzerindeki koruyucu etkisi çok güçlüdür.

Vücuttaki oksijen seviyesini yükselten ozon terapi bu yolla yaşam kalitesini arttırır, bağışıklık sistemini güçlendirir, kan dolaşımını hızlandırır ve karaciğerdeki yağlanmayı azaltarak anti – aging etki gösterir. Kanser tedavisi sırasında ve kalp damar hastalıklarının tedavisinde destek tedavi olarak da uygulanır.

ozon tedavisi
Uzm. Dr. Özgür Niflioğlu – İç Hastalıkları & Fitoterapi Uzmanı

Bu yazıda aşağıdaki konular hakkında bilgi alabilirsiniz:

Ozon Tedavisi Nedir?

Ozon Tedavisi Hangi Durumlarda Uygulanır?

Ozon Tedavisi Kimlere Yapılabilir?

Ozon Tedavisi Nasıl Uygulanır?

Ozon Tedavisinin Etkileri Nelerdir?

Ozon Tedavisinin Kullanıldığı Hastalıklar Nelerdir?

Ozon Tedavisi Kimlere Uygulanmaz?

Ozon Tedavisi Tarihi Kronolojisi

Ozon Tedavisi Diğer Tedavilerle Birlikte Uygulanır Mı?

Ozon Tedavisi Hangi Durumlarda Uygulanır?

Tıpta birçok hastalığın ana nedeni kronik enflamasyon yani yangıdır. Ozon anti enflamatuar etkisi ile birçok yangısal hastalığın tedavisinde kullanılır. Bu bağlamda;

Bağışıklık sistemini güçlendirmede,

Metabolizma hızını arttırmada,

Erkeklerde özellikle 40 yaşından sonra görülebilen cinsel performans sorunlarında,

Kadınlarda hormonal dengeyi sağlamada, menopozal şikayetleri dengelemede,

Tip 2 ve erken dönem Tip 1 diyabetes mellitusta pankreasta insülin üreten hücrelerin hasarını onarmada ve diyabet kontrolünde,

Antimikrobiyal etkisinden faydalanarak viral, bakteriyel ve fungal hastalıkların tedavisinde,

Özellikle COVID – 19’da coronavirüsün zarflı yapısının bozulmasının sağlanmasında ve sitokin fırtınasının kontrol altına alınmasında,

COVID – 19 geçiren bireylerin, virüsün akciğer ve diğer organlarda bıraktığı dolaşımsal bozukluk hasarının giderilmesinde,

Metabolizmanın serotonin üretim kapasitesini arttırarak depresif belirtileri azaltmada,

Serbest oksijen radikallerinin neden olduğu hasarı onararak yaşlanma karşıtı etki göstermede,

Toksinlerin atılmasını sağlayarak detoksifikasyon sağlamada,

Kanser tedavisine yardımcı olarak,

Otoimmün hastalıklar ve alerjik hastalıkların tedavisinde;

Yaraların iyileştirilmesinde, dental enfeksiyonların tedavisinde ve benzer kronik enflamasyon süreçlerinde ozon tedavisi uygulanmaktadır.

Ozon Terapi Kimlere Yapılabilir?

Obezite tedavisinde kilo vermede,

Tip 2 Diyabette

Covid – 19’da

Alerjiler ve sinüzitte

Alzheimer hastalığında

Bağırsak hastalıklarında

Damar ameliyatlarından sonra

Dejeneratif eklem hastalıklarında

Diş enfeksiyonlarında

Fibromiyaljide

Hepatitlerde

Hipertansiyonda

Kalp hastalıklarında

Bazı kanserlerde

Kronik ağrı sendromlarında

Kronik enfeksiyonlarda

Kronik yorgunluk sendromunda

Kulak enfeksiyonlarında

Lyme hastalığında

Migren’de

Multipl Skleroz’da

Omurga iltihabında

Otoimmün rahatsızlıklarda

Parkinson hastalığında

Raynaud hastalığında

Romatizmal eklem iltihabında

Sistitlerde

Tümörlerde

Ürolojik hastalıklarda

Yara iyileşmesini hızlandırmada ozon tedavisi uygulanabilir.

Ozon Tedavisi Nasıl Uygulanır?

Ozon tedavisi vücudun bağışıklık sistemini düzenleyen doğal bir tedavi yöntemidir. Ozon tedavisi ile vücudumuzun savunma sisteminin işlerliğini sağlayan antioksidan sistem güçlenir. Ozon tedavisinde amaç ozon gazını uygun yoldan metabolizma ile buluşturmaktır.

Majör Ozon Tedavisi

En sık kullanılan ozon tedavi şekli kan ozon (majör ozon) tedavisidir. Kan ozon tedavisi sizden alınan yaklaşık 100-150 ml kanın özel bir set içerisinde ozon ile karıştırılarak size geri verilmesi işlemidir. Yaklaşık 15 – 20 dakika sürmektedir. Kan ozon tedavisi genellikle haftada 2 seans olmak üzere 12 seans planlanır.

Seans sıklığı yine hastanın ve hastalığın durumuna göre de belirlenebilir. Çoğu hastada haftada 2 seans uygulama önerilir. Bazı hastalarda bu sıklık haftada 3 – 4 seans olabilmekle beraber, bazı hastalarda daha uzun aralıklarla seans uygulanabilmektedir.

Minör Ozon Tedavisi

Minör ozon tedavisi yani ozon aşısı ise sadece 2 – 3 ml kan ile ozonun karıştırılarak kas içerisine enjekte edilmesi şeklinde yapılır. Ozon aşısı ile bağışıklık sistemi uyarılır.

Vücut Boşluklarına Ozon Gazı Verilmesi

Ozon ağrı tedavisi dışında kozmetik amaçlı bölgesel (lokal) olarak da kullanılabilir. Diz, omuz ve kalça eklemi ağrılarında eklem içine ozon gazı enjeksiyonu yapılabilir. Kas içine, rektal yoldan, vajinal yoldan da uygulanabilir. Özellikle rektal uygulama hem sistemik etkili hem de hızlı uygulanabilir olmasından dolayı tercih edilebilir. Damar yolu sorunu olan ve damardan ozon tedavisi istemeyen hastalarda rektal ozon tedavisi kolaylıkla uygulanabilir.

Lokal ve Eklem İçine Ozon Gazı Verilmesi

Eklem rahatsızlıklarında uygun bir iğne ile belirli dozda ozon gazının eklem içine verilmesidir. Bu şekilde uygulanarak; diz, omuz gibi eklemlerde kireçlenme, kıkırdak hasarları, sıvı eksilmesi gibi rahatsızlıklara bağlı ağrıyı azaltma, hareket kısıtlılığını ortadan kaldırma ve eklem hareket açıklığını artırma gibi olumlu etkiler sağlanmaktadır. Ayrıca tendinitler (golcü ve tenisçi dirseği dahil) ve yumuşak doku romatizmalarında da kullanımı söz konusudur. Kitle veya lezyon içine ya da etrafına da ozon uygulanabilir. İşlem steril ve tek kullanımlık enjektörlerle yapıldığından, enfeksiyon bulaştırma gibi bir yan etki söz konusu değildir. Uygulama anlık bir acıya yol açsa da kalıcı bir ağrı oluşturmamaktadır.

Torbalama Ozon Tedavisi

El – ayak, kol – bacak gibi uzuvların yara, yanık, kangren, diyabete bağlı dolaşım bozuklukları, mantar, sedef, egzama gibi cilt hastalıklarında özel bir torba içine yüksek dozda ozon gazı verilerek uygulanan bir metotdur. Yaklaşık 30 / 45 dakika kadar bir sürede tamamlanan torbalama ozon tedavisi, özellikle yara tedavilerinde çok başarılıdır.

Ozon Sauna Uygulamaları

Düşük dozda ısıtılmış kabin içinde, boyun altındaki tüm vücuda ozon verilmesi yöntemidir. Başın dışarda kaldığı kabin içinde deri yolu ile ozon verme yönteminin yorgunluk ve stres atıcı, selüliti tedavi edici, kilo verdirici, toksin atıcı, sindirim ve dolaşım sistemi düzenleyici ve cildi sıkılaştırıcı etkileri vardır. Sıcaklığın etkisi ile açılan deri gözeneklerinden emilerek vücudun kan, lenf ve yağ dokusuna geçen ozonun, metabolizmayı hızlandırarak kilo vermeye yardımcı olduğu konusunda yayınlar mevcuttur.

Ozon sauna ile ozon gazı derinin 4 ile 6 santimetre altına ulaşır. Bu sayede, buharlı klasik saunaya göre daha fazla terleme sağlar. Ozon gazı ile açılan deri gözeneklerinden emilerek vücudun kan, lenf ve yağ dokusuna geçer. Lenfatik sistemi toksinlerinden arındırır, cildi temizler, kasları gevşetir, kan dolaşımını hızlandırır ve bakteri, virüs ve mantarları öldürür. Haftada 2-3 kez 15-30 dakikalık seanslarla kişiyi yormadan, gevşemeyi ve stres atmayı sağlayan ozon sauna binlerce yıldır buhar, hamam ve kaplıca geleneği olan insanlar için yeni bir rahatlama yöntemidir.

Ozonlanmış Ürünlerin Kullanılması

Ozonlu su, ozonlu yağ gibi ozonlanmış sıvıların haricen sürülmesi şeklinde uygulanmasıdır. Ozonlu su mide şikayetlerinde, ozon yağı ya da kremi ise cilt hastalıklarında başarıyla kullanılmaktadır.

Ozon Tedavisinin Etkileri Nelerdir?

Hücre ve dokulara giden kan dolaşımı artar.

Deride artan kan dolaşımı ile birlikte cilt yenilenir, temiz ve pürüzsüz görünüm sağlanır.

Bağışıklık sistemini güçlenir, yaygın mevsimsel hastalıklara karşı direnç artar.

Bakterileri yok eder.

Baş dönmesinin önler.

Beyin fonksiyonlarını ve hafızayı kuvvetlendirir.

Canlanan bağışıklık sistemi ve sıcağın etkisi ile mikropları öldürerek enfeksiyon hastalıklarına karşı direnci arttırır.

Cildi yeniler, nemlendirir, akneleri temizler, gözaltı morluklarını önler, saç dökülmesini engeller.

Dalağın ve pankreasın oksijenlendirir.

Damarları (arter ve venler) temizler. Yeni damar oluşumuna yardımcı olur.

Egzamayı baskılar.

Eklem ağrılarında ve kas rahatsızlıklarında iyileşme olur.

Fazla şekerin yakar.

Ferahlatıcı etkisiyle depresyon ve anksiyete üzerinde olumlu etkisi vardır. Depresyon kaynaklı gerginliği gidermeye yardımcı olur. Adrenalini okside ederek genel bir sakinlik sağlar.

Gangrenin ilerlemesini önler.

Hormon dengesini düzeltir.

Hormon ve enzim üretimi normale döner.

Kalp fonksiyonlarının iyileştirir ve ani kalp krizi riskinin düşürür.

Kan ve lenf sistemini temizler.

Kanı sulandırır, kansızlığı önler.

Kanser hücrelerinin çoğalmasını engeller.

Karaciğeri temizler.

Kasların güçlendirir ve kas ağrılarını giderir.

Laktik asidi okside ederek kasları gevşetir ve yumuşatır, esnekliğini arttırır.

Lenf sistemini detokslar.

Mantar hastalıklarını iyileştirir.

Mukusları temizler.

Sindirimi düzenler.

Sinir sistemini korur.

Soğuk algınlığının engeller.

Stresin azaltır.

Uyku ihtiyacınızı azaltır ve uyku kalitesini arttırır.

Vücudun tüm hücrelerini temizler.

Vücuttaki parazitleri yok eder.

Yağları yakar.

Yaraları iyileştirir.

Yorgunluğun giderir.

Zihinsel gücün toparlar.

Zona ve uçuk gibi virüs hastalıklarının tedavi edilmesine yardım eder.

Ozon Tedavisinin Kullanıldığı Hastalıklar Nelerdir?

Ağrı tedavisi

Anti-aging (yaşlanmanın durdurulması) ve yeniden canlanma, 15. Yaşlı kişilerde önlem ve tedavi

Artritik / romatizmal durumlar – kronik poliartritler

Bağırsak hastalıkları: Proktitis ve kolitler

Bağışıklık sistemi sorunları

Bakteriyel virüs, mantar enfeksiyonları

Bel ve boyun fıtıkları

Böbrek hastalıkları

Cilt mantarları ve enfekte cilt lezyonları

Dolaşım bozuklukları (damar tıkanıklıkları, venöz yetmezlikler, varisler)

Enfekte yaralar, açık yatak yaraları (decubitus ülserler), alt bacağın ülserleri (Ulcus cruris)

Enflamasyonlu ve dejeneratif eklem hastalıkları

Fibromyalji

Göz hastalıklarında

Kadın hastalıkları ve cinsel sorunlar

Kanser tedavisinde

Kas-eklem ve romatizmal hastalıklar

Kronik yorgunluk sendromu

Kulak çınlaması

Mide, bağırsak hastalıkları

Multiple skleroz, çölyak gibi otoimmun hastalıklar

Nörolojik hastalıklar (Bunama, Alzheimer)

Sellülit

Şeker hastalığı (diabetes mellitus)

Virüslerden kaynaklanan hastalıklar: Herpes simplex (facia lherpes), Herpes zoster (shingles) Karaciğer enflamasyonu (Hepatit A, B, C)

Zayıflama (obezite)

Ozon Tedavisi Kimlere Uygulanmaz?

Ozon tedavisi favizm; alyuvarlarda enzim eksikliği ile seyreden hastalarda (Glukoz – 6 fosfat dehidrogenaz enzim eksikliği) uygulanmaz

Ozon Tedavisi Tarihi Kronolojisi

Ozonun varlığını dünyada ilk kez 1785 yılında Martinus Van Marum tarafından bulunmuştur. Elektrik konusunda çalışmalar yapan Marum, İngiliz makine yapımcısı John Cuthbertson ile birlikte yüksek elektrik akımları konusunda denemeler yapmaktaydı. Bu esnada havada bir koku ve çok açık mavi renkte bir gaz oluştuğunu belirlediler. Bunun elektriğin bir çeşit kokusu olabileceğini düşündüler.

Kimyasal olarak ise ozon gazı ilk kez İsviçre’de yaşayan Alman Kimyacı Christian Friedrich Schönbein 1840 yılında bulundu ve ne olduğu belirlendi. Adını da Grek dilindeki koku, kokmak anlamına gelen, (ozein) ozon olarak tanımladı.

1856 yılında ozonun mikrop öldürücü etkisi anlaşılarak hastalarda kullanılan aletlerin dezenfeksiyonunda kullanıldı.

1857 yılında Wener Von Siemens ozon üreten jeneratörler üzerine çalışmalar yaptı.

1860 yılında ozonun, suların mikrobik yönden temizlenmesinin yanında istenmeyen koku ve tat özelliklerini gidererek içme suyu elde edilmesinde kullanımı başlandı.

1872 yılında Brodie su içinde çalışan bir ozon jeneratörü üzerine çalışmalar yaptı.

1900 yılında N. Tesla ilk ozon jenaratörünün patentini aldı.

1902 yılında Dr. H. J. Clarke ozonu anemi, diyabet, grip hastalığının tedavisinde ve morfin zehirlenmesinin tedavisinde kullandı.

1915 yılında Dr. Albert Wolf, I. Dünya Savaşı’nda kangren ve savaş yaralarını ozonla tedavi etmeyi başardı.

1926 yılında Dr. Otto Warbrug, kanserin vücuttaki hücrelerin oksijen alımının yetersizliğinde geliştiğini kanıtladı. Bu konudaki çalışmaları ile 1931 ve 1944 Yılında Nobel Ödülü aldı.

1935 yılında Dr. E. Payr cerrahide, Dt. E. A. Fisch diş hekimliğinde ozonu kullandı.

1937 yılında Dr. P. Auburg cerrahide ozonu rektal uyguladı.

1957 yılında Dr. J. Hansler medikal ozon jeneratörü patentini aldı.

1958 yılında Dr. J. Hansler ve Dr. Hans Wolf, derideki hastalıklarda ozonu torbalama yöntemi ile uyguladı. 1968 yılında Dr. Hans Wolf, Frankfurt Almanya’da major oto hematerapi yöntemini ortaya koydu.

1975 yılında Dr. Buckley ve arkadaşları, ozon tedavisinde peroksit oluşumu ile sağlanan yüksek oksijenlemenin, glutatyon enzim sistemi üzerinden alyuvarları aktive ettiğini ilk kez kanıtladı. Aynı yönde diğer bilimsel çalışmalar 1979 yılında Dr. Freeman ve arkadaşları, 1977 ve 1986 yıllarında Dr. Washüttl ve arkadaşları, 2001 yılında da Dr. Lell ve arkadaşları tarafından da ortaya konuldu.

1976 yılında Dt. R., Türk diş hekimliğinde ozonlu su ile hastalarını tedavi etti.

1977 yılında Dr. Renate Viebahn ozonun vücuttaki etkilerini fizyolojik olarak açıkladı. Aynı yıl Dr. O. Ratikansky cerrahide ozonla başarılı sonuçlar aldı.

1979 yılında Dr. George Freibott ilk kez AIDS hastasını ozonla tedavi etti.

1980 yılında Dr. Horst Kief ozonla AIDS hastasını tedavi etmeyi başardı.

1981 yılında Dr. H. Werkmeister düşük ozon dozlarının yara iyileştirmesini hızlandırdığını gösterdi.

1981 yılında Dr. Ziad Fahmy intraarticular (eklem içi) ozon tedavisiyle hastalarını tedavi etti.

1987 yılında Dr. H. G. Knoch cerrahi kolit hastalarını, rektal uygulama ile tedavi etti.

1989 yılında Dr. E. Riva Sanseverino omurgada ozon tedavisi uyguladı.

1990 yılında Dr. Bocci ozonun immun sistemi nasıl güçlendirdiğini bilimsel olarak kanıtladı.

1991 yılında H. Kirchner diş hekimliğinde kanal tedavilerinde ozonu başarıyla uyguladı.

1998 yılında Dr. Bocci ve Dr. Leon, 1999 yılında da Dr. Peralta farmokolojik olarak ozonun serbest radikallere karşı antioksidan sistemleri nasıl aktive ettiğini bilimsel olarak gösterdiler.

1999 yılında Dr. Schulz ve arkadaşları hayvan deneylerinde önce ozon verdikleri canlıların, daha sonra septik peritonit olduklarında yaşamlarını sürdürebildiklerini ayrıca, tedavide gereken antibiyotiklerin düşük dozunun yeterli olduğunu bilimsel olarak kanıtladılar.

2001 yılında Dr. Lell ve arkadaşları ozon verilmiş hayvanların daha sonra sıtma etkeni ile hastalandıklarında etkenin kan hücrelerinde büyüyüp üreyemediğini gösterdi

Daha sonraki yıllarda ise, ozon tedavisi konusunda birçok bilimsel çalışma yapılarak ve makale hazırlanarak özellikle Avrupa’da ozon yaygın olarak tedavi amaçlı kullanılmaya başlandı. Ülkemizde de Sağlık Bakanlığı tarafından 2014 yılında çıkarılan Geleneksel ve Tamamlayıcı Tedaviler Yönetmeliği ile Ozon Tedavisi ile birlikte 15 çeşit GETAT yöntemi, tedavi kapsamına alındı.

Ozon Tedavisi Diğer Tedavilerle Birlikte Uygulanır Mı?

Ozon tedavisi, insanların sağlığını koruyan ve kaybedilen sağlığı geri kazandıran bir doğal tedavi metodu olup, klasik tıp yöntemlerinin dışında veya karşısında olan bir tedavi yöntemi değildir. Tüm tedavi yöntemlerinin yanında ya da soruna göre tek başına ozon tedavisi uygulanabilmektedir.

Genelde bağışıklık sistemine bağlı kronik hastalıklarda, tedavi kombinasyonu çok daha iyi sonuç vermektedir. Tabi ki hastanın inancı ve uyumu da önem taşımaktadır. Kronik hastalıklarda tedaviye devamlılık esas olup, sabırlı olmak gerekmektedir. Ağrılarda azalma ve şikayetlerde rahatlama olsa da birkaç seanslık kısa bir süre içerisinde hemen iyileşme beklemek doğru olmamaktadır. Temel etki için seans dizisinin tamamlanması gerekir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.