Kategoriler
Köşe Yazılarım

Asistanlıkta mazeretsiz yatay geçiş ile ilgili sorular ve cevaplar

Sağlık Bakanlığı’nın asistan hekimlikte bir defaya mahsus mazeretsiz yatay geçişe olanak sağlayan yönetmeliği ile ilgili yazımız sonrasında sizlerden yüzlerce soru geldi. Biz de bu soruları ortaklaştırıp Sağlık Bakanlığı Sağlık Eğitim Genel Müdürü Prof.Dr.Safa KAPICIOĞLU’na sorduk. Kendisine asistan hekimlere ve sorularına zaman ayırdığı için teşekkür ediyoruz.

Sizden Gelen Sorular :

Üniversite’de asistan hekimim, Sağlık Bakanlığı eğitim ve araştırma hastanesine mazeretsiz yatay geçiş yapmam mümkün mü?

1 Temmuz 2011 tarihli Resmi Gazete yayınlanan yönetmelikteki ilgili şartların sağlanması durumunda bir defaya mahsus olmak üzere mümkün.

Sağlık Bakanlığı eğitim ve araştırma hastanesinde asistan hekimim, üniversite hastanesine mazeretsiz yatay geçiş yapmam mümkün mü?

1 Temmuz 2011 tarihli Resmi Gazete yayınlanan yönetmelikteki ilgili şartların sağlanması durumunda bir defaya mahsus olmak üzere mümkün.

Sağlık Bakanlığı eğitim ve araştırma hastanesinde asistan hekimim, başka bir Sağlık Bakanlığı eğitim ve araştırma hastanesine mazeretsiz yatay geçiş yapmam mümkün mü?

1 Temmuz 2011 tarihli Resmi Gazete yayınlanan Yönetmelikteki ilgili şartların sağlanması durumunda bir defaya mahsus olmak üzere mümkün.

Üniversite hastanesi’nde asistan hekimim, başka bir üniversite hastanesi’ne mazeretsiz yatay geçiş yapmam mümkün mü?

1 Temmuz 2011 tarihli Resmi Gazete yayınlanan yönetmelikteki ilgili şartların sağlanması durumunda bir defaya mahsus olmak üzere mümkün.

Hem kendi hocam, hem de gideceğim yerdeki hocam mazeretsiz geçiş için onay verdi. Tıpta Uzmanlık Sınavı’nda aldığım puan, gitmek istediğim yerin taban puanından yüksek. Sorunsuz bir şekilde geçiş yapabilir miyim?

Her iki tarafın idaresi de onay verirse ve kadro durumu uygunsa Sağlık Bakanlığı’nın ya da Yüksek Öğretim Kurulu’nun onayı çerçevesinde sorunsuz bir şekilde geçiş yapılabilir.

Ben af kapsamında uzmanlık eğitimine geri döndüm, tüm koşullar sağlandığında ben de mazeretsiz yatay geçişten faydalanabilecek miyim?

Af kapsamında geri dönen uzmanlık öğrencileri de mevcut uzmanlık öğrencilerinin haklarına sahiptir. Ancak mazeretsiz yatay geçiş sırasında, geçilmek istenen bölümün ilgili yıllarda yapılan sınavlarına ait bir taban puanı yoksa; tüm belgeler toplandıktan sonra son karar için Sağlık Bakanlığı Hukuk Müşavirliği’nin görüşüne göre bu özel durumla ilgili işlem gerçekleştirilecektir.

Cerrahi bir branşta çalışıyorum, kendi hocam geçişime izin vermiyor, karşı taraftaki hocam da izin veriyor, ve diğer tüm şartları sağladım. Eşim devlet memuru olmadığı ve iş değiştiremediği için yanıma gelemiyor. Bu durumda ne yapmalıyım?

Bu noktada önemli olan her iki kurumunda mazeretsiz geçişe onay vermesidir. Resmi gazetede yayınlanan yönetmelikte, onayı kurum amiri verir diye belirtmesine karşın teamüller gereği, hiçbir kurum amiri ilgili bölüm hocasının rızasını almadan böyle bir geçişe sıcak bakmayacaktır. Bu sebeple yapılması gereken ve etik olan ilgili kurumlarda herkesin (kurum amiri ve hocanın) onayını almaktır.

Editörün Notu : Eşiniz ile ilgili durum için mazeretli yatay geçişe, şartlarınız uygun olması halinde başvurabilirsiniz.

Mazeretsiz yatay geçiş sonrasında asistan hekim sayısı azalan yerlere takviye yapılacak mı?

Bu duruma mevcut şartlar çerçevesinde Tıpta Uzmanlık Kurulu karar verecektir.

Bir klinikte tüm asistan hekimler mazeretsiz yatay geçiş için başvurursa, o klinik sorumlusu hakkında soruşturma açılabilir mi?

Bu durumun mazeretsiz yatay geçiş konusu ile ilgisi yoktur. Eğitim almadığını düşünen uzmanlık öğrencileri varsa mevcut hukuki yollara başvurabilirler.

Yatay geçişin tam olarak anlamı ne? Örneğin bir iç hastalıkları asistanı ortopediye geçiş yapabilir mi?

Böyle bir şey söz konusu değil. Bir iç hastalıkları asistanı sadece iç hastalıkları bölümleri arasında geçiş yapabilir. Diğer bölümler de kendi arasında.

Eğitim ve araştırma hastanelerinde klinik şefine mi, başhekime mi ? hangisine başvuracağız? Tüm belgeleri tamamladım, nereye nasıl başvuracağım? Kime gittiysem ben yetkili değilim diyor.

Tüm belgeleri tamamladım, üniversite hastanesinde asistan hekimim, nereye nasıl başvuracağım?

Tüm belgeleri tamamladım, eğitim ve araştırma hastanesinde asistan hekimim, nereye nasıl başvuracağım?

İzlenmesi gereken ve önerdiğimiz yol şudur; öncelikle çalıştığınız kurumdaki eğitim sorumlunuza (üniversitelerde anabilim dalı başkanlığı, eğitim araştırma hastanelerinde klinik şefi) yatay geçiş yapmak istediğinizi belirtin ve rızasını alın. Daha sonra kurum amirinize resmi yoldan başvurun (üniversitelerde dekanlık, eğitim ve araştırma hastanelerinde başhekimliğe). Her kurum kendi karar verme düzeni içerisinde başvuruları değerlendirecek ve geçişin uygun olup olmadığına karar verecektir.

Daha sonra ya da duruma göre eş zamanlı, geçiş yapmak istediğiniz bölümün (üniversite veya eğitim ve araştırma hastanesi) eğitim sorumlusu ile görüşün ve rızasını alın. O kurumda da kendi çalıştığınız yerdekine benzer onay sürecini başlatın. Tüm belgeleri topladıktan sonra, eğer üniversiteden – Sağlık Bakanlığı’na ya da Sağlık Bakanlığı’ndan Üniversite’ye ya da Bakanlık hastaneleri arasında geçiş yapmak istiyorsanız, Tıpta Uzmanlık Sınavı’nda aldığınız puanı gösterir belge ile birlikte, Sağlık Bakanlığı Sağlık Eğitim Genel Müdürlüğü’ne başvurun. Üniversitelerarası geçişte ise Yüksek Öğretim Kurumu ile irtibata geçip, ilgili belgeleri YÖK’e gönderin. Belgeler şahsen ya da çalıştığınız kurumun vasıtası ile (resmi yolla) ilgili geçiş durumuna göre, ilgili kuruma gönderilebilir.

Ek Not : Üniversitelerarası geçiş yaparken başvurulacak mercii anlamında bir sıkıntı yaşarsanız Sağlık Bakanlığı Sağlık Eğitim Genel Müdürlüğü ile iletişime geçebilirsiniz.

Mazeretsiz yatay geçiş yapan asistan hekim yolluk alabilecek mi?

Bu konuda İdari mevzuatlardaki ilgili hükümler uygulanacak.

Yan dal asistan hekimleri de mazeretsiz yatay geçişten faydalanabilir mi?

Yan dal asistanları da mazeretsiz yatay geçişten faydalanabilir.

Benim mazeretsiz yatay geçiş yapmak istediğim yer bu tusta kadro açmamış, 2 sınav önce kadro açmış; 2 sınav öncesine göre puanım tutuyor ancak son 3 sınavın puanının ortalamasını alınca puanım tutmuyor. Durumum nedir?

Mevcut yönetmeliğin şartlarını taşımadığınız için geçiş yapamazsınız. Çünkü sizin puanınız son 3 sınavın puan ortalamasını tutmuyor.

Bu durumla ilgili 1 Temmuz 2011’de resmi gazetede yayınlanan yönetmeliğin 8. Maddesinin Ç fıkrası gayet açıktır;

İlgili uzmanlık öğrencisinin uzmanlık eğitimine giriş sınavında almış olduğu puanın, geçiş yapmak istediği birimin aynı dönemindeki sınav taban puanına eşit veya bu puandan fazla olması. O dönemde ilgili birim için kadro açılmamışsa ilgili birimin uzmanlık öğrencisi aldığı son üç sınav puan ortalaması, bu yoksa son iki sınav puan ortalaması bu da yoksa son sınav taban puanı esas alınır. Geçiş yapılmak istenen birime daha önce hiç uzmanlık öğrencisi alınmamış ise geçiş işlemi yapılmaz.

Geçmek istediğim yer son üç sınavdır kadro açmamış, ne yapacağım?

Bu durumla ilgili de 1 Temmuz 2011’de resmi gazetede yayınlanan yönetmeliğin 8. Maddesinin Ç fıkrası gayet açıktır;

İlgili uzmanlık öğrencisinin uzmanlık eğitimine giriş sınavında almış olduğu puanın, geçiş yapmak istediği birimin aynı dönemindeki sınav taban puanına eşit veya bu puandan fazla olması. O dönemde ilgili birim için kadro açılmamışsa ilgili birimin uzmanlık öğrencisi aldığı son üç sınav puan ortalaması, bu yoksa son iki sınav puan ortalaması bu da yoksa son sınav taban puanı esas alınır. Geçiş yapılmak istenen birime daha önce hiç uzmanlık öğrencisi alınmamış ise geçiş işlemi yapılmaz.

Geçişlerin onaylanması için bir kurul mu toplanacak?

Geçişler üniversite’den Sağlık Bakanlığı’na ya da Sağlık Bakanlığı’ndan üniversitelere ve Sağlık Bakanlığı hastaneleri arasında ise Sağlık Eğitim Genel Müdürlüğü, Üniversitelerarası ise Yüksek Öğretim Kurulu geçiş açısından ilgili son kararı verecek. Ayrıca bir kurul toplanmayacak.

Herkesin başvurusu kabul edilecek mi?

Başvuru yapılması geçişin onaylandığı anlamına gelmemektedir. Şartları sağlayan herkes başvuru yapabilir.


Kategoriler
Köşe Yazılarım

Afrika’ya yardım edelim…

BM’nin kısa süre içinde Somali’nin bazı bölgelerinde kuraklık nedeniyle kıtlık yaşandığını ilan etmesi bekleniyor.

Birleşmiş Milletler, son 50 yılın en ağır kuraklığına maruz kalan Somali’nin bazı bölgelerinde açlık salgını yaşandığını ilan etmeye hazırlanıyor.

Örgüt, yardım çabalarına karşın ülkedeki insani durumun hızla kötüleştiğini açıkladı.

Bölgede son olarak 19 yıl önce kıtlık ilan edilmişti.

Öte yandan, BM ve ABD yardım örgütlerinin çalışanlarını gönderebilmek için Somali’deki silahlı gruplardan daha fazla güvenlik garantisi istediklerini açıkladı.

Somali’nin güneyi ve iç kesimlerini kontrol altında tutan El Kaide bağlantılı El Şebab örgütü, 2009 yılında yabancı yardım gruplarının bölgeye girişine yasak getirmişti.

Örgütün bu yasağı hafiflettiği bildiriliyor.

Afrika’nın doğusundaki kuraklık en az 10 milyon kişiyi etkilemiş durumda.

Çaresiz durumdaki onbinlerce Somalili, komşu ülkeler Kenya ve Etyopya’ya kaçmaya çalışıyor.

BBC’nin Afrika muhabiri Andrew Hardig, BM’nin en az iki bölgede, çatışmaların, kuraklığın ve yoksulluğun hüküm sürdüğü Bakool ve Aşağı Shabele’de açlık salgını ilan edeceğini kaydetti.

Çocukların yüzde 30′unun yetersiz beslenmesi ve günde her 10 bin çocuktan dördünün hayatını kaybetmesi açlık salgını ilanı için yeterli.

BBC muhabiri, duygusal bir anlam içeren açlık salgını ifadesinin yardım örgütleri tarafından nadiren ve dikkatli bir şekilde kullanıldığını söylüyor.

Somali’de son olarak 1992′de yine açlık salgını ilan edilmişti.

1992 yılındaki iç savaşta yaşanan açlık salgınında 200 bin kişi ölmüştü ancak bu sefer çok daha fazla ölüm söz konusu olabilir.

Kuraklığın daha önceki yıllara oranlara bu kadar sert geçmesinin en önemli nedeni çiftlik hayvanlarının ölümü.

Somali halkının çoğu göçebe ve hayvancılık yapıyor.

Kategoriler
Köşe Yazılarım

Balçova – Çiğli Metro Hattı

Balçova’da, Agora alışveriş merkezinin önünde, yerin 43 metre altında yer alan metro istasyonuna iniyorum. Çiğli Uluslar arası Havalimanı EXPO 2020 kapsamında kullanıma açılacak, bu etkinliğe katılmak için tüm İzmirliler gibi oradayım. Denizin altından geçen metro hattı sayesinde Balçova – Çiğli arası sadece 15 dakika. İzmir’de şu an aktif 8 adet metro hattı mevcut ve birçoğu Konak’da birleşiyor.

Körfez içerisinde her semtin önünde bir vapur iskelesi var. Denizin tadını, martıların sesini ve yeniden temiz körfeze gelen yunusları görmek isterseniz bu yolu da seçebilirsini

İzmir’li gençler artık iş bulmak için başka şehirlere göç etmiyorlar, işsizlik İzmir’de çok azalmış durumda. Son dönemde İzmir’in konut sorunu da çözüldü, ev kiraları da eskisi kadar pahalı değil.

Canınız sıkıldığında Çeşme’ye gitmek ise artık hiç sorun değil; Narlıdere Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi önündeki metro istasyonunda inin, yer altından Otoyol ortasındaki hızlı tren istasyonuna yürüyün. 25 dakika’da Ilıca plajına varıyorsunuz.

Ne güzel olurdu öyle değil mi ?

Bir an gördüğüm rüyadan uyanıyorum… Delik deşik yollar yüzünden arabamın alt takımı yılda en az iki kere değişiyor, metro çalışmalarının yapıldığı yerlerde esnaf batmış durumda, sahil yolunda trafik her sabah kilitleniyor, denizi ulaşım için kullanmıyoruz, Türkiye’nin en az yeşil şehrinde yaşıyoruz, ağaç dikmiyoruz, toz, toprak ve biriken sular…

Burası İzmir, yani Türkiye’nin en batı ve en medeni şehri? Neden bu hale geldik. Üzülüyorum, susuyorum ve şunu iyi biliyorum; İzmirliler daha iyisini hak ediyor.


Kategoriler
Köşe Yazılarım

Dosya : Asistanlıkta Mazaretsiz Yatay Geçiş Nasıl Olacak ?

Değişen ülke şartları ve uzmanlık eğitimi süresinde karşılaşılan olağanüstü durumların yansıması, Tıpta ve Dişhekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinde “asistan hekim” odaklı bir şekilde yerini aldı. Bu sayede mazaretsiz bir şekilde bir defaya mahsus olmak üzere asistan hekimlerin kurum değiştirmesinin yolu açılmış oldu. Peki bu süreç nasıl işliyor ve kurum değiştirmek için neler gerekli ?

Kategoriler
Köşe Yazılarım

Asistan Hekimlerin çalışma saatlerine yeni düzenleme

Asistan hekimler yıllarca mola vermeden, yemek yemeden 30 saate varan vardiyalarla hastanelerde çalıştı. Aslında İngilizcedeki resident terimi de tam olarak bunu tarif ediyor, çünkü onlar hastanede ikamet eden çalışanlar. (İngilizce reside bir yerde ikamet etmek anlamında kullanılmakta).

Birçok asistan hekim için hastaneler “ikinci ev” demek. Bu kadar uzun çalışma süreleri sosyal yaşantılarını, ikili ilişkilerini ve hatta evliliklerini bile derinden etkiliyor. İyi bir uzman olma uğruna uzayan çalışma saatleri, uyku yoksunluğuna ve tıbbi hatalara yol açıyor.

Ortada insan hayatı olunca, asistan hekimler ve eğitim sorumluları on yıllardır uyku – çalışma saati dengesini tıbbi hatalara yol açmadan tutturmaya çalışıyor. Uykusuzluk ve tükenmişlik yüzünden zarar gören birçok hasta söz konusu. İşte bu gerçekler A.B.D’yi yeni düzenlemeler yapmaya itti. Asistan hekimler hakkındaki yeni düzenleme 1 Temmuz 2011 itibari ile yürürlüğe girdi.

Bu konunun A.B.D’de ilk gündeme gelişi ise 20 yıl öncesine rastlıyor.

Avukatların hasta Libby Zion’un dinlenmeden aşırı çalışan asistan hekimlerin dikkatsizliği yüzünden öldüğüne jüriyi ikna etmesi sonucu 1989 yılında New York Devlet mahkemesi asistan hekimlerin haftalık çalışma süresini 80 saatle sınırlayan bir düzenlemeye gitti. Bu düzenleme Libby Zion kanunu olarak da bilinmektedir.

A.B.D’li hekimler bugünlerde bu yeni düzenlemeyi tartışıyor. 1 Temmuz 2011 tarihi itibari ile bütün ilk yıl asistanları kesintisiz en fazla 16 saat çalışabilecek. Harvard Tıp Fakültesi’nde 2010 yılında yapılan ve sonuçları The Journal Nature and Science of Sleep’ de makale olarak yayınlanan zirve sonrası alınan kararlar ACGME tarafından bir klavuz olarak yayınlandı.

ACGME Amerika Birleşik Devletleri’nde asistan hekim eğitimi akreditasyonu yapan ve verilen eğitimi değerlendiren; özel, kar amacı gütmeyen, bağımsız bir kuruluştur. Bu kurum yayınladığı yeni klavuzda asistan hekimlerin aşırı derece çalıştırılmamasını, asistan hekimlerin gereğinde danışabileceği bir supervisor bulunmasını, hastanede yapılan gecelemelerin azaltılmasını, kağıt evrak işleri vb. gibi formaliteler ile kan alma işleminin diğer hastane personeline devredilmesini öneriyor.

Bu kararlar doğrultusunda Institute of Medicine ve the Accreditation Council for Graduate Medical Education (ACGME) yayınladıkları klavuzlarda ilk yıl asistanlarının kesintisiz en fazla 16 saat çalışabileceklerini belirtti.

Kıdemli asistanlara gelince, onlar için hali hazırda kesintisiz en fazla 16 saat çalışmak henüz söz konusu değil. Kıdemli asistan hekimler halen yürürlükte olan düzenleme çerçevesinde 28 saat kesintisiz çalışmaya devam edecekler ancak yeni düzenlemeyle mesailerinin son 4 saatinde yeni hasta alamayacaklar.

A.B.D.’deki tıp çevreleri bu konuyu yıllardır tartışmakta. Yeni düzenlemeler bu tartışmaları daha da arttırmış durumda. Uzun mesai saatlerini savunanlar, bu durumun asistan hekimlerin deneyimini ve yorgunlukla mücadele güçlerini arttırdığını savunmakta. Bununla beraber aynı grup, hastaların tehlikede olmadığını çünkü, uzman hekimler tarafından asistanların sürekli denetlendiğini söylemekte.

Buna karşın hastalar bu grupla aynı fikirde değil. Hastalar dinlenmiş doktor istiyorlar. 2009 yılında BMC Medicine’da yayınlanan ve 1200 hastanın katıldığı bir ankette hastaların %81’nin 24 saatten uzun çalışan bir doktora muayane oldukları konusunda bilgilendirmek istediklerini ortaya koydu. Bu grupta yer alan hastaların %80’i ise kendilerine bakacak doktorun 24 saatten fazla çalışıyor olması halinde başka doktor talep edeceğini belirtti.

Harvard Halk Sağlığı Okulu’ndan Dr.Lucian Leape ise tartışmaya şu vurucu cümle ile katılıyor “Uzun saatler çalışmanın iyi olduğuna dair elimizde çok az kanıt var, ancak hastalara ve asistanlara uzun mesainin zarar verdiğine dair çok fazla kanıt var, bu yüzden tüm asistan hekimlerin çalışma süreleri 12 saat ile sınırlandırılmalı”

Teksas Waco’da klinik işleten ve American Academy of Family Physicians’ın da başkanı olan Dr.Robert Goertz ise aynı görüşte değil. Kliniğinde 36 asistan bulunduğunu söyleyen Goertz, kısa vardiyaların hastaneler için olumsuz etkileri olabileceğini belirtiyor. Goertz’e göre kısa vardiya kurumların iş yükünü ve ihtiyacını arttıracak ve maliyetleri yükseltecek.

UCLA (University of California, Los Angeles) tarafından yapılan analizlere göre ise yeni düzenlemenin kliniklere maliyeti 250 milyon dolar civarında. A.B.D’de Sonuçları zaman gösterecek. Olası yarar ve zararları hep beraber göreceğiz.

Referanslar

  1. www.npr.org (National Public Radio News)
  2. www.mdnews.com
  3. Alexander B. Blum et al. “Implementing the 2009 Institute of Medicine recommendations on resident physician work hours, supervision, and safety” Nat Sci Sleep published online June 24, 2011 pages 47-85
  4. Duty Hours: ACGME Standards (Effective July 2011)