16 Nisan’da bizi ne bekliyor?

16 Nisan’da bizi ne bekliyor?

Anayasalar toplumsal mutabakatla hazırlanır,

Salt çoğunluğun değil etkin çoğunluğun gönül rızasıyla uygulamaya konur.

Ne demek mi istedim?

Buyurun anlatayım:

Otobüsle 40 kişilik bir hafta sonu gezisine gittiğinizi ve hep beraber mangal yapmak istediğinizi düşünün;

Grupta bazıları sucuk seviyor,

Bazıları ise tavuk…

Otobüs yoldayken kasaba uğramadan bir oylama yapılıyor;

Kimler tavuk kimler sucuk yer diye soruluyor;

Olay bu ya;

Şoför ve muavine de oy hakkı veriliyor;

Muavin tarafsız(!) Şoförün talimatıyla oyları saymaya koyuluyor;

Bir bakıyor ki,

O da ne?

Otobüsün sağ yarısı tavuğa,

Sol yarısı sucuğa parmak kaldırıyor;

Arkası dönük şoför ise zaten vejetaryen, yani kararsız!

Hoppala…

Koca otobüsün ne yiyeceği muavinin zevkine kalıyor;

Muavin iniyor,

Tavuğu alıyor,

Sucuktan artan parayı cebe indiriyor, geçiyor…

Sucuk isteyenler kemikli tavuk butuna talim oluyor…

Muavinin suratına ise tüm yolcuların ne yiyeceğini belirlemiş olmanın eşsiz gururu oturuyor.

x x x 

Sözün özü,

Mutlu olmak için çıkılan bir yolda,

Otobüsün yarısı mutlu yarısı mutsuz oluyor,

Dönüşte ise “bir daha mangala gelenin” diye başlayan kavga,

Karakolda son buluyor…

Bu yüzden… 

Tüm otobüsün kaderi ne muavine, ne şoföre ne de otobüsün diğer yarısına bırakılamaz!

Bir şey yapılacaksa,

Zevkle, şevkle, aşkla, birliktelikle yapılır…

Devletler bir toplum sözleşmesidir,

Ve bireylerin ortak mutluluğu ve güvenliği üzerine inşa edilir…

Anayasalar bu sözleşmenin teminatıdır,

Toplumun bir kısmının mutluluğu ya da mutsuzluğunu değil,

Otobüsün tümünün huzurunu hedefler…

Aksi halde geziler ya karakolda,

Ya da otobüs şoförünün bir anlık dalgınlığı sonucu,

Hastane koridorlarında ya da mezarlıklarda biter,

Olan tavuk seven annenin,

Sucuk seven babanın,

Kucağında çömen,

Adamdan bile sayılmayan çocuklarına olur!

x x x

Öyle ya da böyle,

Hafta sonu en az yüzde altmış beşin fikrini yansıtmayacak,

Herkesin gönlünde yer bulmayacak her sonuç, her oylama, fikren, zikren, alenen ve hatta “bence” hukuken geçersizdir.

17 Nisan sabahı bizi ne mi bekliyor?

Bence gidin kasaba sorun!

Uzm. Dr. Özgür Niflioğlu

İç Hastalıkları Uzmanı

Obezite – Diyabet

www.facebook.com/ozgurniflioglu

2 yorumlar

  1. Peki o halde ideal seçim nasıl olmalı mesela? Hangi şekil uygulanmalı sizce?

  2. O zaman laik cumhuriyeti kaldıralım, çünkü adı üzerinde seçim dediğiniz şeyde mutlaka bir kaybeden olacak. Ülkeyi bölüp otobüslere ayıralım, herkes mutlu olsun. Var mısınız demokrasiyi yıkmaya?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir